Yazı Detayı
24 Aralık 2009 - Perşembe 16:58 Bu yazı 7667 kez okundu
 
Askıda Ekmek Var
Ali Cebeci
acebeci60@gmail.com
 
 

Zile’de şehrin merkezinde bulunan fırınların birinden ekmek aldım. Çıkarken fırının camlı vitrininde küçük bir tabelada “Askıda Ekmek Var” yazısı gözüme takıldı. Yazıya bir anlam veremedim. Merak edip içeri girip sordum. Fırının sahibi şöyle dedi;

—Hayırsever insanlar geliyor. Muhtaçlara dağıtılmak üzere istediği kadar ekmeğin parasını ödeyip gidiyor. Bizde bu durumda tabelayı vitrine asıyoruz. Yazıyı gören yoksul insanlar gelerek ihtiyaç olan ekmeği alıyorlar. Ekmeği alan fakir kimden aldığını bilmeden, gururu incinmeden ekmeği alarak gidiyor. Ekmeği veren kimse de kime verdiğini bilmeden gösterişe kaçmadan hayrını yapıyor.

Fırıncının bu açıklamalarından sonra çok merakından olsa gerek;

—Bu yardımı kimler yapıyor, öğrenebilir miyim? Dediğimde

—Bunu söylememiz doğru olmaz. Yardımda bulunanlar gizli kalmasını istiyorlar. Eğer sizde yardım yapmak isterseniz, sizi de yazar kimseye söylemeyiz.

“Askıda Ekmek Var” yardımını ve yapılış şeklini çok anlamlı buldum. Hayrın yapılışında “sağ elin verdiğini sol el bilmemelidir” ilkesine ne kadar uygun bir davranış. Belki yardımın miktarı küçük ama, uygulaması bakımından çapı büyük bir davranış. Ekmek fırınında sohbetimiz devam ederken fırıncı şunları da anlattı.

—Bazı yardım sever vatandaşlar gelip aylık parasını ödeyerek para yerine geçen bizden marka alıyorlar. Aldıkları markaları yoksul ailelere vererek, onlar da marka ile ekmeklerini dağıtımını yaptığımız mahallesinde ki bakkaldan alıyorlar. Bu uygulamayı yılarca devam ettiren hayırseverler var.

Bu konuşmalar insanın gözlerini yaşartıyor, duygulandırıyor, insanın içini ısıtıyor, umut veriyor. İnsanlığın ölmediğine inanmak insana güç veriyor.

Hele günümüzde yazılı ve görsel basında gördüğümüz, çevremizde duyduğumuz akla hayale gelmeyen işlenen cinayetler, kavgalar, yaramalar, adam kaçırıp fidye istemeler; hızsızlık, dolandırıcılık, sahtekârlık, gasp, soygun gibi türlü haberlerin yanında organ mafyası, çete kavgaları, baş belası terör eylemleri, faili meçhul cinayetler toplumu cinnet noktasına getirmektedir. İnsanımızı ve geleceğimizi tehdit eden bu olaylar yanında güzel ve olumlu davranışlar görmek insana umut veriyor.

İçinde yaşadığımız şehrin gizli kalmış hazinelerini, değer yargılarını, erdemlerini ahlaki davranışlarını, toplumsal dayanışmalarını ortaya çıkarmak, geliştirmek mecburiyetindeyiz. Günümüzde toplumu cinnete götüren, temel değerleri yıkan kötülüklerin karşısına; güzellikleri, ahlaki erdemleri, insani değerleri geliştirmek ve bunları topluma yaymak zorunlu hale gelmiştir.

Değerli meslektaşlarım Semra-Yusuf Meral çiftinin emek vererek hazırladığı “Zile’de Camiler Türbeler Veliler ve Efsaneler–1991” adlı kitabında “Zile’de eda edilen Hac” simli hikâyede geçen demircinin hacca gitmek için biriktirdiği parayı borçlu yaşlı bir çiftçiye vermesinin güzel bir hikâyesi anlatılır. Geçmişte yaşanan bu öykünün Zile’de gerçek hayatta yaşandığına bizzat şahit oldum.

Bir gün pazardan aldığım sebze ve meyveleri taşıtmak için ilk rastladığım bir arabacıya seslendim. Zileye has itilerek götürülen üç lastik tekerlekli araba ile pazarda taşımacılık yapan orta yaşlı, kısa sakallı, sağlam yapılı bir adam aldığım sebze ve meyveleri arabasına yerleştirdi. Birlikte eve giderken tanıştık sohbet ettik. Herkes gibi onunda bir hikâyesi vardı. Şöyle anlattı:

—Benim bir oğlum vardı. Askere gitmeden önce evlendirdim. Peş peşe üç tane bebesi oldu. Askere gitti vatani görevini tamamlayarak döndü. Evimiz yoktu. Kiraladığımız evde birlikte oturuyorduk. Oğlumun işi olmadığı için Turhal yolu üzerinde yeni açılan bir petrol istasyonunda çalışmaya başladı. Aldığı ücret azdı ama geçinip gidiyorduk.

Bir gece petrol soyuldu. Soyguncular oğlumu da bıçak darbeleriyle öldürüp kaçmışlar. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen oğlumun katilleri bulunamadı. Ailece yıkıldık. Mahvolduk. Oğlum boşu boşuna gitti. Geride üç çocuğu yetim, genç eşi dul kaldı. Bizler çok perişan olduk. Bizi tanıyan durumumuzu bilen Zile’den bir esnaf bize sahip çıktı. Eşi ile birlikte hacca gitmek için ayırdığı parayı hac ibadetini erteleyerek bize orta mahalleden bir ev aldı. Ev ahşaptı. Kendisi tamirini ve tadilatını da yaptırarak oturulacak vaziyette bize teslim etti. Şu anda gelinim ve üç torunumla o evde oturuyoruz. Bize yardım elini uzatan bu kardeşimize hep birlikte dua ediyoruz.

           

            Bu hikâyeyi dinleyince çok üzüldüm. Ayrıca da hüzünlendim. Hacca gitmeyip ev alan bu esnafın kim olduğunu öğrenince şahsa karşı olan hayranlığım daha da arttı. Ev alıp bağışlayan bu zat sonraki yıllarda eşi ile hacca da gitti. Geçtiğimiz yıl vefat etti. Cenazesinde muhteşem kalabalığı görünce hiçbir yardımın boşa gitmediğini anladım. Ahiret yolculuğuna uğurlanırken o muhteşem kalabalığı arkasında sürükleyen bu mevtaya imrendim. Mekânı cennet olsun…

           

            Bu yazıma aldığım güzellikler bildiğim şehrin gizli kalmış hazineleridir. Bu saklı kalmış hazineleri bulup insanlarımızın gönül evinde sergilemek istiyorum. Sizler de bildiğiniz, bulduğunuz hazineleriniz varsa bu yazıma yorum olarak yazarsanız insanımızın gönül bahçesinin meyvelerini dermiş olursunuz.

 

Hep birlikte Zilemiz’in saklı kalmış hazinelerini bulmak umudu ile sağlıcakla ve esenlik içinde kalın.

 

            ALİ CEBECİ

24.02.2010

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Öne Çıkanlar
HULUSİ SEREZLİ' nin TÜM MAKALELERİ
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Yazarlarımız
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
29
3
3
10
16
2
Galatasaray
32
34
4
2
10
16
3
Beşiktaş
30
28
2
6
8
16
4
Kayserispor
30
25
2
6
8
16
5
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
6
Trabzonspor
28
32
4
4
8
16
7
Göztepe
27
28
4
3
8
15
8
Bursaspor
24
27
6
3
7
16
9
Sivasspor
23
21
7
2
7
16
10
Kasımpaşa
19
24
7
4
5
16
11
Akhisarspor
19
20
7
4
5
16
12
Yeni Malatyaspor
19
20
7
4
5
16
13
Alanyaspor
18
27
8
3
5
16
14
Osmanlıspor FK
14
23
10
2
4
16
15
Antalyaspor
14
16
8
5
3
16
16
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
17
Gençlerbirliği
13
19
9
4
3
16
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv