Yazı Detayı
17 Eylül 2009 - Perşembe 00:00 Bu yazı 16931 kez okundu
 
ORUCUM BOZULDU MU?
Hulusi Serezli
hserezli@gmail.com
 
 

İlk Orucumu tutmaya başladığım zaman 10- 11 yaşlarında ancak vardım. İlkokulun 4 ncü sınıfta okuyordum. Ramazan uzun yaz günlerine denk gelmişti. Havalar sıcak, günler uzundu. Oruç tutmakta oldukça zorlanıyordum. O yıllarda Zile’de ne terkos suyu vardı ne de evlerde buzdolabı. Daha çok kuyu suyu kullanıyorduk. Kislik mahallesindeki evimizde üç tane kuyu vardı. Ama hiçbirinin suyu Meydanlıktaki bağımızın kuyusundan daha soğuk değildi.
O gün öğleden sonra bastıran sıcaktan dilim damağım birbirine yapışmıştı. Açlık değil ama susuzluk zor geliyordu. İftar için Bağdan su getirmeye karar verdim. Hem ev halkına soğuk su ile oruç açtıracak hem de vakit geçirecektim.
Koca iki bakır güğümü eşeğe yükledim. Meydanlık bağlarının yolunu tuttum. Giderken bastıran sağanak yağmur bağa gelmeden durdu.
İftara çok vardı. Eşeği bağladım.  Bağı gezmeye başladım. Kirazların düğme gibi olup, nişan düşmeye başladığını görünce heyecanla bağın alt başındaki ”Laley” kiraza koştum. O ağaç her zaman erken olurdu. Daha yanına gelmeden uzaktan yaprakların arasından kırmızı, kiraz tanelerini gördüm. Yere yakın dalına hemen çıktım. Yarısı olmuş yarısı ala  kirazları heyecanla toplamaya başladım. Bir taraftanda onların güzelliliğini seyrediyordum. Az önce yağan yağmurdan kalan damlalar kiraz tanelerinin altında birikmiş, Onları daha iri ve daha cazibeli gösteriyordu. O kadar güzel, o kadar albenili görülüyordu ki. Topladığım her taneyi elimdeki sepete koyarken onları yememek için kendimi zor tutuyordum. Şeytan kanıma girmişti. Sonunda bir tane yesem acaba orucum bozulur mu? Diye düşünmeye başladım. Uzandığım her tane direncimi biraz daha kırıyordu.
Susuzluğun etkisi ile yavaş, yavaş gevşemeye başlamıştım. Sonunda dayanamadım. En kışkırtıcı olan birini ağzıma atıverdim.
Daha yutmamıştım bile. O anda beni bir pişmanlık aldı. Ben ne yapmıştım. Orucu bozmuştum. Suçluluk duygusu içimi kemirmeye başlamıştı.
Acele ile ağaçtan indim. Kuyunun başına gittim. Güğümleri doldurup eşeğe yükledim. Eşeğin sırtında eve giderken sıkıntım daha fazlalaşıyor. Sanki suçlusu  o imiş  gibi elimdeki sopayı eşeğe vuruyor, hırsımı ondan almaya çalışıyordum. Ben ne yapmıştım. Anneme, babama ne diyecektim. Orucu yediğimi nasıl söyleyecektim. Bu karmaşık düşüncelerle eve geldim. Güğümleri indirip hayatın köşesinde gömülü su küpüne boşalttım. Annem iftar için yemek hazırlıyordu. Uzattığım küçük sepetin dibindeki iki avuç kirazı görünce:
—  Kirazlar mı olmuş? Diye sordu.

Su  diye bağa gittin. İftarlık kiraz getirdin. Baban akşam görünce nasıl memnun olacak. Aferin benim oğluma.
Deyince cesaretlendim.
—  Anne yalnız… ben…

Diye söze  başladım...  Sonunu getiremiyordum. Ben duraklayınca annem halimden anladı. Karşıma oturup
— Söyle bakalım ne oldu. Senin bir derdin var. Hadi anlat bana dedi.

 Sesi o kadar sevecen ve yumuşaktı ki bana cesaret vermişti.
— Anne… toplarken kirazlardan birini  yedim. Ama hemen çıkarıp tükürdüm. Sadece suyu kaçtı boğazıma. Orucum bozulmuş mudur? 
Başımı yerden kaldıramıyordum. Annem bir an sustu. Sonra
— Ben bilmem. Akşam  baban gelince  ona soralım. Dedi. Sustu. Başka bir şey söylemedi. Zaten her zaman son sözü babam söylerdi.
İftar zamanına kadar oturduğum masanın başından kalkamadım. Güya ders çalışıyordum. Ama aklım oruçta idi. Babam top atılmadan biraz önce eve geldi. Hemen Sofraya oturduk. Annem bağdan topladığım kirazları özellikle babamın önüne koymuştu.
— Bak babası oğlun bağa gitti. Sana iftar için soğuk su ile kiraz getirdi. Dedi.
— Heyecanla babama bakıyordum. Su dolu bardağı aldı. İki yudum içtikten sonra
— Ohh…  aslan oğlum eline sağlık nasılda susamıştım.
Ben hiç ses çıkaramıyor.Bir annmin bir babamın yüzüne bakıyor. Onları dinliyordum.
— Yalnız Efendi... Dedi  

Annem. Babama "Efendi" diye hitap ederdi 
— Sana bir şey soracak. Soramıyor. Kiraz toplarken bir tanesini yemiş. Ama hemen  tükürüp çıkarmış ağzından. Orucum bozulmuş mudur? Diyor.
Babam güldü. Yüzüme baktı. Sıkıntımı anlamıştı.
— Yok.Yok. Bozulmamıştır. bir şey olmamıştır. Hatta daha güzel olmuştur. Dedi.
Babamın sözleri beni  rahatlatmıştı. Saatler boyu süren sıkıntılarım o  anda son bulmuştu.
Artık gönül rahatlılığı ile orucumu açabilirdim. Bardağımdaki suyu yudumlarken İçimden:
— Bizim bağın suyu da hakikaten soğuk oluyor. Diye geçiriyordum. Babam söylediği sözleri yeterli bulmamış olmalı ki beni iyice ikna etmek gereği ni  duymuş  olmalı ki  sırtıma sefkatle vurarak tekrarladı.

— Hadi rahat ol.Orucuna birşey olmadı.

 Diye beni rahatlatmaya çalışan babamın sesi hala kulaklarımdan gitmiyor. Uzun Ramazan günlerinde hep bu hikâyeyi hatırlıyorum. Annemi ve babamı şükranla anıyorum.Nur içinde yatsınlar. 17.09.2009-Zile

Hulûsi SEREZLİ

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Haziran 2018
ZİLE’DE AK PARTİNİN OYLARI NEDEN AZALIYOR
181 Okunma.
22 Ekim 2015
ESKİ PANAYIRLAR
3413 Okunma.
25 Haziran 2014
ZİLE KEHRİZ ve ÇEŞMELERİ
2674 Okunma.
10 Mayıs 2014
NE OLACAK BU MEMLEKETİ HALİ
26394 Okunma.
05 Mayıs 2014
TÜMTÜMOĞLU’ nun KÖŞE
11173 Okunma.
19 Nisan 2014
Recep, Şaban Derken İşte Geldi, Geçti Ramazan.
16811 Okunma.
06 Şubat 2014
ZİLE KEHRİZ ve ÇEŞMELERİ
29308 Okunma.
19 Aralık 2013
Zile'nin İĞDİR köyünden Yüce Bir Kahraman Hasan Onbaşı
18817 Okunma.
06 Ekim 2013
ESKİ PANAYIRLAR
28816 Okunma.
16 Haziran 2013
KİRAZ FESTİVALİ ve ASIRLIK ZİLE PANAYIRI
10789 Okunma.
06 Şubat 2013
ZİLE'YE SAHİP ÇIKIYOR MUYUZ?
29040 Okunma.
09 Mayıs 2010
ÖZLEM TÜTEN (Tüm Anneleri Kutluyorum)
16049 Okunma.
12 Şubat 2010
Cahit Külebi ve Onbeşli Türküsünden Rant Sağlamak
14345 Okunma.
19 Aralık 2009
Peygamberimizin Zileden Giden hırka-ı Şerifleri ve Zile Müzesi
21330 Okunma.
19 Aralık 2009
PEYGAMBERİMİZİN HIRKA-I ŞERİFLERİ ZİLE' ye GERİ GETİRİLMELİDİR.
24586 Okunma.
25 Kasım 2009
ZİLE'DE İYİ ŞEYLER OLUYOR
4327 Okunma.
21 Ekim 2009
PANAYIR ve FUAR
7219 Okunma.
05 Ekim 2009
Siz Zileliler şehrinizi çok seviyor, onunla gurur duyuyorsunuz
14745 Okunma.
28 Ağustos 2009
BELEDİYE BAŞKANIMIZ SAYIN LÜTFİ VİDİNEL'E ÖNERİYORUZ VENİ,VİDİ, VİCİ ve SEZAR ANITI
18056 Okunma.
26 Ağustos 2009
Ev Almak İsteyenler Acele edin ŞİMDİ ZİLE' DE AHŞAP ESKİ EV FİYATLARI SUDAN UCUZ
9808 Okunma.
02 Ağustos 2009
BELEDİYE BAŞKANIMIZ SAYIN LÜTFİ VİDİNEL'E ÖNERİYORUZ VENİ,VİDİ, VİCİ ve SEZAR ANITI
5969 Okunma.
01 Ağustos 2009
AŞIKLAR ANITI ve AŞIKLAR KAHVESİ
7067 Okunma.
01 Ağustos 2009
AŞIKLAR ANITI ve AŞIKLAR KAHVESİ
11635 Okunma.
29 Temmuz 2009
İKTİDARLI BELEDİYE OLMAK
8970 Okunma.
15 Temmuz 2009
ARAÇLARIN ANA CADDELERE PARK YAPMALARI NASIL ÖNLENEBİLİR
8144 Okunma.
04 Haziran 2009
BİR İLAN ve ZİLE SİTESİ
6473 Okunma.
01 Haziran 2009
KIZILCAHAMAM TOPLANTISININ ARDINDAN
6340 Okunma.
19 Mayıs 2009
SİVAS' TA YAŞADIĞIM 19 MAYISLAR
16210 Okunma.
20 Nisan 2009
ZİLE ve TURİZM
6053 Okunma.
02 Nisan 2009
SAYIN VİDİNEL YOLUN AÇIK OLSUN BAŞARILAR
7042 Okunma.
30 Eylül 2008
ZİLE de YAŞADIĞIM ESKİ BAYRAMLAR
20214 Okunma.
24 Eylül 2008
ASIRLIK ZİLE PANAYIRI ve KİRAZ FESTİVALİ
20414 Okunma.
22 Ağustos 2008
KİRAZ FESTİVALİ ve ASIRLIK ZİLE PANAYIRI
14793 Okunma.
06 Haziran 2008
VENİ - VİDİ - VİCİ yada GELDİM - GÖRDÜM - YENDİM
17620 Okunma.
09 Şubat 2008
HATIRLADIĞIM KIŞLAR ve Zilede Tarım
15646 Okunma.
09 Şubat 2008
HER GEÇEN GÜN KÜÇÜLEN ZİLE
17280 Okunma.
07 Şubat 2008
ÜNİVERSİTE ve YÜKSEK OKULLARIMIZ
15463 Okunma.
06 Şubat 2008
HEY ONBEŞLİ TÜRKÜSÜ ve İDDİALAR
24737 Okunma.
06 Şubat 2008
ŞU TOKAT 'ın BİZE ETTİKLERİ
36103 Okunma.
06 Şubat 2008
ÜNİVERSİTE ve YÜKSEK OKULLARIMIZ
21740 Okunma.
06 Şubat 2008
HER GEÇEN GÜN KÜÇÜLEN ZİLE
18042 Okunma.
06 Şubat 2008
SÜREYYA BEY BARAJI ve ZİLE
18768 Okunma.
05 Şubat 2008
HIRKA-I ŞERİF ve ZİLE MÜZESİ
27792 Okunma.
Haber Yazılımı UA-5724924-2