Yazı Detayı
13 Şubat 2008 - Çarşamba 00:00 Bu yazı 19921 kez okundu
 
ANFİ TİYATRO
Mehmet Sezen
mail@mail.com
 
 
Uzun zamandır Zilemizin sorunlarını bir çok yönleri ile konuşuyor tartışıyoruz. Bu arzu ve isteklerimiz zaman içersinde gerçekleşirse şayet, şevkimiz ve heyecanımız dahada artacaktır mutlaka. Yeterki azim ve ısrarla devam edelim bu çalışmalarımıza. 
Bazı değerli kardeşlerimin,toplumumuzdaki dinsel,ırksal ve yaşamsal farklılıklarını irdelemeye başladıklarını görüyoruz.Dozunu kaçırmamak kaydıyla bu tür tartışmalarında faydalı olduğu kanısındayım.Her şeyimizi beli ölçü ve kurallar içersında konuşur tartışırsak, fikir zenginliğimizi artırmış,ufkumuzu genişletmiş oluruz kuşkusuz.
    Bu gün bende objektifimi Zilemizin tarihi geçmişine çevirmek istiyorum.Uzun yıllardır hatırlayıp gündeme getiremediğimiz bir tarihi değerimizden,bir hazinemizden söz edeceğim müsaadenizle.
    44 yılı aşkın bir zamandır içimde hala ukde kalan,gün ışığına çıkarılabilmesi için bir türlü hiç bir mevki'i ve merci'i harekete geçiremediğimiz, Zilemiz için çok önemli bir hazine olan Roma döneminin bize miras bıraktığı " ANFİ TİYATRO"yu konuşalım istiyorum.Burada arkeolojik kazıların başlatılabilmesi için neler yapmamız gerektiğini tartışalım diyorum.
    Bildiğim kadarıyla kuzey doğu Anadoluda bir örneğine rastlanmayan bu Anfi tiyatroyu, 1967 yılında yayınlanan "TOKAT YILLIĞI"ında  "taş ocağı" olarak nitelendirmişlerdi.Vilayetimiz olan Tokat'ın bu insafsız karalama ve yok saymasıyla bir tokat daha yemişti Zilemiz. Bu iftiraya halkımız ve derneğimiz fevkalade infial göstermişti.O dönemin Zile postası gazetesinde "gün ışığına çıkarılan tarih" başlıklı yazımda olayın ayrıntılarını yaznış,tepkilerimizi dile getirmiştik. Bu yazı üzerine Tokatın eski Öğretmenlerinden çok değerli,rahmetli Halis CİNLİOĞLU ,Turizm ve Tanıtma Derneği başkanı olarak bana bir özür yazısı gönderek,yapılan bu yanlıştan dolayı üzüntülerini bildirmişti.Ama neye yarardı ki, kitap her yere,bütüm kutüphanelere dağıtılmıştı .Artık "SEZAR"ın Tiyatrosu Vilayetimiz marifeti ile "taş ocağı"olmuştu.
     Son günlerde Platformumuzda Tokat'ın bize attığı çelmeler dile getirilirken,bende kırk yıl önce atılan bu çelmeyide onların arasına eklemek istedim. Gelde şimdi Hulusi Serezli kardeşimin önerilerine sıcak bakma... Keşke bir yolu yordamı olsada Amasyaya bağlansak.Maküs talihini yense şu Zilemiz.
     Ne ise lafı fazla dağıtmadan konumuza dönelim.Anfi Tiyatro ile ilgili o dönemde yapılan çalışmaları sizleri bilgilendirme açısından kısaca özetlemek istiyorum.
     1960  ihtilali sonrası idi.Askeri yönetim olduğu için Kaymakamlar Belediye Başkanlığı görevlerinide deruhde ediyorlardı.O dönem Hüsmen Erdoğan isminde, tarihi eserler çok önem veren çok değerli bir kaymakamımız vardı. Zar zor temin ettiği imkanlarla Kalemizin yıkılan duvarlarını restore ettirmişti.Sıra Anfi tiyatronun zeminini ortaya çıkarmaya gelmişti.Derneğimizinde katkılarile burada gayrı resmi bir araştırma yapmak istedik. Tiyatro sahnesinin üzerine rastladığını tahmin ettiğimiz toprak yolda Belediye su borusu geçirmek maksadı ile bir kanal açtırıldı.Yapılan bu makasda gördüğümüz şeyler bizleri sevince boğmuştu.Tuğla rengi bir platform,kornejli blok taşlardan oluşan sahne duvarları ve oturma yerleri.Durumu Fotograflarlada tesbit ettikten sonra,Kaymakam bey resmen Ankarada ilgili mercilere bildirdi. Bunun üzerine Ankaradan gelen uzmanlar durumu incelelemişler ve buranın derhal kapatılmasını,Zilenin üçüncü sınıf turistik bir bölge olduğunu,şu anda herhangi bir kazı yapılamayacağını,zamanı geldiğinde arkeolojik kazıların yapılabileceğini bir yazı ile bildirdiler.Dolayısıile bu tarihi kalıntının gün ışığına cıkarılabilmesi,zamanı belli olmayan yarınlara bırakılarak toprak altına tekrar gömülüverdi.Affınıza sığınarak söylüyorum,biz bu aymazlıklarımıza devam ettiğimiz sürecede o zamanın geleceğini sanmıyorum.Klasık bir söz:ağlamayan çocuğa meme vermezler.Her dönem Belediye Başkanlarımıza yaptığım ziyaretlerde,bu ve bunun gibi Zilemizin muhtelif sorunlarını sade bir vatandaş olarak aktarmışımdır.Bazıları önemsememiş,bazılarınında çıta boyunu aşmış olacakki bir sonuç alınamamıştır.Her ne hikmetse bu çıtayı birilerimi yükseltiyor? yada bizim boyumuzmu kısalıyor? bir türlü çözemedim.
     Sonuç olarak demek istiyorum ki değerli platform üyeleri:Zilemizin birçok sorunları yanında bu arkeolojik kazıyıda yaptırabilme işinide gündemimize alalım ve ne yapılması gerekiyorsa yapalım lütfen. Değerli Belediye Başkanımız Sayın Murat Ayvalıoğlu geçen yıllarda Kale içersindeki tarihi su dehlizini ne yaptı yaptı,gün ışığına çıkardı. İnşallah Anfi tiyatromuz içinde aynı girişim ve gayretleri Belediye Başkanımız Zileden, çok değerli Millet Vekilimiz Sayın Hüseyin Gülsüm beyefendide Ankaradan yaparlarsa bu tarihi şehrimizi bir kat daha ihya etmiş olurlar.
     SEZAR'ın  " VENİ VİDİ VİCİ" sözleri ile öğündüğümüz Zilemizde, 5000 kişilik olarak tahmin edilen bu Anfi Tiyatroyuda ortaya çıkarmak surati ile tarihimize olan saygımızın gereğini yerine getirmiş olur öğüncümüzüde ikiye katlamış oluruz hep birlikte.  Saygılarmla... MEHMET SEZEN
 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı